Hormonlarla ilgili doğru bilinen yanlışlar: Kortizol kötü mü, testosteron saldırgan yapar mı?

Img

Ergenlik hormonlarının ilk kez ergenlikte üretildiği düşünülür ancak bu doğru değil. Uzmanlara göre östrojen, progesteron ve testosteron gibi hormonlar anne karnında ve bebeklik döneminde de aktiftir. Özellikle “mini ergenlik” denilen dönemde, bebeklerin üreme hormonlarında geçici bir hareketlilik görülür.

Mini ergenlik genellikle yaşamın ilk aylarında görülür. Uzmanlar, bu dönemin ilerideki doğurganlık sistemi için hazırlayıcı olabileceğini belirtiyor. Erkek bebeklerde testosteron seviyeleri kısa süreliğine oldukça yüksek değerlere çıkabilir.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Bazı davranışların “4 yaş testosteron patlaması” ile açıklandığı olur. Ancak uzmanlara göre bunu destekleyen güçlü bir kanıt yok. İki ile 10 yaş arasında üreme hormonları açısından genellikle oldukça sakin bir dönem yaşanır.

Hormonlar yalnızca kadınları ilgilendiren bir konu değil. Kadınlarda regl ve menopoz gibi süreçlerde hormonlar daha görünür hale gelse de erkekler ve kadınlar temelde aynı hormonlara sahiptir. Fark, bu hormonların düzeylerinde ortaya çıkar.

Kadınlarda testosteron, erkeklerde de östrojen bulunur. Uzmanlara göre doğurganlık konusu bir kenara bırakıldığında kortizol, insülin, tiroit hormonları ve kan şekeri gibi birçok hormonal sistem kadın ve erkeklerde ortak biçimde işler.

Testosteronun doğrudan saldırganlık yaptığı düşüncesi büyük ölçüde yanlış kabul ediliyor. Uzmanlara göre testosteron, gerçekten düşük seviyeleri olan erkeklere tıbbi kontrol altında verildiğinde güvenli olabilir ve bazı kişilerde ruh hali ile yaşam kalitesini artırabilir.

Sorun genellikle tıbbi kontrol dışında, kas yapmak amacıyla çok yüksek dozlarda kullanılan anabolik steroidlerde ortaya çıkar. Uzmanlar, gereğinden çok yüksek dozların beynin duygu ve korkuyla ilişkili bölgelerini etkileyerek saldırganlığı tetikleyebileceğini belirtiyor.

Kortizol çoğu zaman “kötü hormon” gibi anlatılır. Oysa kortizol vücudun temel stres hormonudur ve kısa vadede işe yarar. Önemli bir toplantı, tehlike ya da tartışma sırasında dikkati artırabilir, daha uyanık ve hazır hissetmeyi sağlayabilir.

Uzmanlara göre asıl sorun kortizolün kısa süreli yükselmesi değil, stres tepkisinin sürekli hale gelmesidir. Sürekli yüksek stres, uyku, beslenme, hareket ve sosyal ilişkilerle birlikte ele alınmalıdır. “Kortizol dengeleyici” diye pazarlanan ürünlerin ise güçlü bilimsel kanıtlara dayanmadığı belirtiliyor.

Annesi zor menopoz geçiren herkesin aynı süreci yaşayacağı düşüncesi doğru değil. Uzmanlara göre genetik, son adet döneminin zamanlamasında önemli rol oynayabilir. Ancak menopoz deneyimi kişiden kişiye ciddi şekilde değişebilir.

Ergenlik yıllarının ardından östrojenin etkisiyle kemiklerin büyüme plakları kapanır ve boy uzaması durur. Bu nedenle çocuklarda büyüme geriliğinden şüpheleniliyorsa, uzmanlar ergenlik beklenmeden değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu söylüyor.

Çocukluk çağında fazla kilolu ya da obez olmak, hormon sistemiyle ilişkili sonuçlar doğurabilir. Uzmanlara göre erken çocuklukta fazla kilo, ergenliğin daha erken başlamasıyla bağlantılı olabilir. Beynin hormonları yöneten merkezi, aşırı kilo durumunda ergenliği başlatan sinyalleri daha erken verebilir.

“Hormonları dengelemek” ifadesi sosyal medyada sık kullanılıyor. Ancak uzmanlara göre hormonlar zaten vücut tarafından çok hassas bir sistemle düzenlenir. Hormon seviyelerinin gün içinde ya da yaşamın farklı dönemlerinde değişmesi her zaman sorun anlamına gelmez.

Uzmanlar, hormonları dengelediği söylenen birçok takviye ürünün güçlü bilimsel kanıtlarla desteklenmediğini vurguluyor. Hormonlarla ilgili belirti ve şüphelerde en doğru yol, rastgele ürün kullanmak yerine hekim değerlendirmesi ve gerekli testlerle ilerlemek.

Source

yok

Author: Onur Demir