“`html
Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı en güncel istatistik raporuna göre, Türkiye’de 2024 yılı sonuna kadar toplam 1 milyon 436 bin 686 sağlık çalışanı görev yapmaktadır. Sağlık sektöründe eğitim almış olsalar da, Bakanlık tarafından “diğer sağlık personeli” kategorisine dahil edilen ve bu grupta yer alan 290 bin 415 kişi, toplamda yüzde 20’lik bir orana sahip. Ayrıca, sağlık kurumlarında istihdam edilenler arasında, çalışma alanında eğitim almayan personelin sayısı da dikkate alındığında bu oran yüzde 35’lere kadar çıkıyor. Sağlık emekçileri arasında ise 107 bin 14 uzman hekim, 54 bin 939 pratisyen hekim, 50 bin 434 diş hekimi, 42 bin 324 eczacı, 264 bin 857 hemşire ve 61 bin 618 ebe bulunuyor.
Özel sektördeki durum
Özel sektörde çalışan sağlık çalışanlarının, uzman hekimlerin yüzde 31’i (32 bin 808) ve pratisyen hekimlerin yüzde 10’u (5 bin 539) özellikle özel hastanelerde görev alıyor. Ancak bu çalışanların çoğu, sosyal güvenlik kapsamındaki haklardan yeterince yararlanamıyor. Uzman hekimler genellikle farklı istihdam modelleri ile çalışmakta, çoğu 5510 sayılı Yasa’nın 4. maddesi kapsamındaki “hizmet akdi” ile tanımlanmamaktadır. Bu durum, emeklilik hakları gibi sosyal güvenlik avantajlarını kaybetmelerine neden olmaktadır.
Faturalı hizmetler
Uzman hekimlerin bir kısmı ise kendi adına bağımsız olarak çalışmakta ve fatura karşılığında özel hastanelere hizmet sunmaktadır. Bu çalışanlar, gelir vergisi mükellefi olarak değerlendirilmekte ve dolayısıyla “serbest meslek erbabı” statüsünde yer almaktadır. Bu durum, hem özel hastaneler hem de muayenehaneler aracılığıyla hizmet sunan hekimler için farklı vergi yükümlülükleri doğurmaktadır.
Yasal değişiklikler
24 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe girecek olan 7557 sayılı Yasa ile, özel hastanelerde çalışan hekimlerin “işçi” statüsünde değerlendirileceği yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Bu yasa ile 5510 sayılı Yasa’nın 4. maddesine uygun olarak çalışma şartlarının yeniden düzenlenmesi hedeflenmektedir. 1 Haziran 2026’ya kadar mevcut yapıların güncellenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Çalışma koşulları
Özel hastanelerdeki uzman hekimler, son yıllarda yaşanan olumsuz durumlar nedeniyle örgütlenme açısından güçlü bir yapı oluşturamamıştır. Hükümet politikalarının ekonomik eşitsizlikleri artırması, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırmakta ve özel hastanelerdeki hasta kabul oranlarının düşmesine neden olmaktadır. Örneğin, 2010 yılında özel hastanelere başvuru oranı yüzde 26 iken, bu oran 2024 yılı itibarıyla sadece yüzde 10’a gerilemiştir.
Çözüm yolları
Bu sorunlar zamanla daha da derinleşecek gibi görünmektedir. Sağlık meslek ve emek örgütlerinin, acil olarak bu konularda kapsayıcı çalışmalar yapması gerektiği açıktır. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve diğer ilgili kuruluşlar, iş güvencesi ve özlük hakları konusunda daha fazla çaba göstermelidir. Uygun temsil ve ortak toplantılarla, bu sorunlara dair merkezi bir plan oluşturulması önemlidir. Bu şekilde, sağlık emekçilerinin hakları ve çalışma koşulları iyileştirilebilir.
Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun diğer yazılarını incelemek için bağlantıyı takip edin.
(OH/TY)
“`